Tutukluluğuna itiraz edilen Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, bu sürecin herhangi bir hukuki temele dayanmadığını belirtti ve daha büyük bir kararlılıkla çalışmaya devam edeceğini bildirdi.
Bugün görülen tutukluluk incelemesi duruşmasında Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, tutukluluk halinin devamı kararı verildi. Şahan’ın sosyal medya hesabından karara ilişkin yapılan paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:
“Cumhuriyetin sunduğu imkânlarla okumuş, kendini yetiştirmiş ve bu güzel şehrin yurttaşlarının oylarıyla Şişli Belediye Başkanı seçilmiş bir insan olarak, yaklaşık iki aydır hiçbir somut gerekçeye dayanmayan iddialarla, tek başıma bir hücrede tutulduğumu kamuoyuyla paylaşmak isterim.
Ben, Resul Emrah Şahan… Kendimi bildim bileli Cumhuriyetin bana kazandırdıklarını, bu ülkeye ve onun güzel insanlarına hizmet ederek geri ödemeyi bir görev bildim. Bu inançla, elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret ettim.
Şimdi ise, hiçbir hukuki temele dayanmayan bu süreçte yaşadığım tüm haksızlığa rağmen, içimdeki hizmet etme arzusunu ve sorumluluğunu yitirmedim. Adaletin bir gün mutlaka tecelli edeceğine inanıyor, özgürlüğüme kavuşacağım gün kaldığım yerden, daha büyük bir kararlılıkla çalışmaya devam edeceğimi bir kez daha vurgulamak istiyorum.”
NE OLMUŞTU?
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatı Hüseyin Ersöz, Şahan’ın tutukluğuna ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na itiraz dilekçesi sunmuştu. Dilekçede, PKK’nin 12. Kongresi’nde kendini feshetmesini gerekçe gösterilerek, “Mevcut olmayan bir örgüte yardım edilemez” denilmişti.
Avukat Hüseyin Ersöz tutukluluğa itirazla ilgili şu açıklamayı yapmıştı:
“12 Mayıs 2025 tarihinde PKK/KCK örgütünün kendisini feshettiğini ve silahlı mücadeleyi bıraktığını ilan etmesi, isnat edilen ‘örgüte yardım’ suçunun tüm unsurlarını hukuki ve fiilî olarak ortadan kaldırmıştır. Suçun maddi ve manevi unsurlarının mevcut olmaması bir yana, halihazırda örgütün dağılmış olması karşısında ‘örgüte yardım’ suçlaması hem zamansal hem de fiilî bağlamda boşlukta kalmaktadır. Ortada artık var olmayan bir örgüte yardım edildiği iddiasıyla tutukluluğun sürdürülmesi, açık bir hak ihlali, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının haksız kısıtlanmasıdır” ifadelerini kullandı.
Av. Hüseyin Ersöz’ün dilekçede, tutukluluk incelemelerinin CMK 108. maddeye aykırı biçimde, avukatlar haberdar edilmeden, duruşmasız yapıldığına da dikkat çekti. Bu durumun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları çerçevesinde adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurduğuna vurgu yaptı.
Resul Emrah Şahan’ın tutukluluğu bir yargılama tedbiri olmaktan çıktığını ve cezalandırma aracına dönüştüğünü ifade eden Ersöz, “Bir siyasi linç kampanyası ve demokratik iradeye karşı yargı yoluyla yapılmış bir müdahale vardır. Bir belediye başkanını, partilerin yasal bir seçim stratejisini gerekçe göstererek, illegal yapılarla ilişkilendirmeye çalışmak, hukuk devleti ilkesiyle açıklanamaz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ‘Türkiye İttifakı’ adını verdiği yerel yönetim vizyonunu terörle ilişkilendirmek, partileri siyaset üretemez bir noktaya sürükler. Bu gerekçelerle, içinde bulunduğumuz süreç de dikkate alındığında Resul Emrah Şahan’ın serbest bırakılması yalnızca hukuksal yönden değil; aynı zamanda demokratik kaideler ve halkın iradesine saygı gereği de bir zorunluluktur.”