24 Nisan 2026 Cuma hutbesi, İslam medeniyetinde eğitimin vazgeçilmez yerini vurgulayarak, modern çağın tehlikelerine karşı gençlerin korunmasının aciliyetine dikkat çekiyor. İnsanlık değerlerinin zayıfladığı bir dönemden geçerken, hutbe, ilahi rehberlik ve Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in örnek ahlakıyla özümüze dönme çağrısı yaparak, milli ve manevi kimliğimizle şekillenmiş bir eğitim anlayışının geleceğe umutla bakmamızı sağlayacağını ifade ediyor.
24 NİSAN 2026 CUMA HUTBESİ BÜTÜN METNİ
Eğitimin Merkeziliği ve Merhamet
Muhterem Müslümanlar!
Ulu dinimiz İslam’ın üzerinde ehemmiyetle durduğu konulardan biri de öğrenimdir. Uygarlığımızda öğrenim; bilimle irfanın, bilgiyle erdemin bütünleştiği bir hakikat arayışı şeklinde telakki edilir. Bireyi, Yüce Allah’a yaklaştıran; muhabbet, hürmet ve şefkat gibi üstün meziyetlerle buluşturan bir eğitim felsefesi benimsenmiştir. Dünyevi başarıların yanı sıra, kişinin; Rabbine, ailesine ve çevresine karşı mesuliyetlerini idrak ettiği bir eğitim şuuru oluşturulması amaçlanır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Allah’ım! Öğrettiklerinle beni faydalandır. Fayda verecek ilmi bana öğret ve ilmimi artır” yakarışı, bu duruma en güzel misal teşkil eder.
Aziz Müminler!
Öğrenim, hayat boyu süregelen bir vetiredir. Zira insan; eğitimle şekil alır. Varlığın sırrını ve yaratılışın gayesini öğrenimle idrak edebilir. Doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden eğitimle ayırt edebilir. Dinin, yaşamın, malın, soyun ve aklın muhafaza edildiği faziletli bir cemiyet eğitimle inşa edilebilir. Adaletin ve merhametin hüküm sürdüğü bir medeniyet ancak eğitim vasıtasıyla kurulabilir.
Değerlerin Zaafı ve Kurtuluş Yolu
Kıymetli Müslümanlar!
Şu anda tüm dünya, insanlık onurunu oluşturan değerlerin zayıfladığı bir devirden geçmektedir. Bu durumdan kurtulmak, bireyin; özüne dönmesi, ilahi vahyinin rehberliği ve Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in yüce ahlakını örnek almasıyla mümkün olacaktır. Toplum olarak bizler de milli ve manevi kıymetlerimizle bütünleşmiş bir eğitim anlayışıyla, karşılaştığımız zorluklara çözüm bulabilir, birbirimize dayanak olabilir, geleceğe daha emniyetle bakabiliriz. Nitekim bizler; Cenâb-ı Hakk’ın, “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et” ayet-i kerimesini kendisine ilke edinmiş bir medeniyetin evlatlarıyız. Bir öğretmen olarak gönderilen, üstün sünneti ve merhamet dolu öğretisiyle sadece kendi yaşadığı topluma değil, tüm insanlığa önderlik eden Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in ümmetiyiz. Aynı zamanda, “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” hadis-i şerifi uyarınca, iyiliğin yeryüzündeki temsilcileri olma sorumluluğunu omuzlarında taşıyan şerefli bir ecdadın mirasçılarıyız.
Gençleri Koruma ve Değerleri Nakşetme Sorumluluğu
Değerli Müslümanlar!
Bugün her birimize düşen vazife; bizi biz yapan, bizi ayakta tutan kıymetlerimize sımsıkı bağlı kalmaktır. Evlatlarımızı ve genç kuşaklarımızı her türlü batıl inanç sisteminden, sapkın akımlardan, zararlı alışkanlıklardan muhafaza etmeye tüm gücümüzle gayret göstermektir. Onların zihinlerine bilgiyi, kalplerine imanı, yaşamlarına ibadet ve ahlakı işlemeye daha fazla önem atfetmektir.
Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duası ile sonlandırıyoruz: “Allah’ım! Huşû duymayan kalpten, doymayan nefisten, fayda vermeyen ilimden ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım.”